YAZ FESTiVALLERi....

2010-07-04 10:55:00

....VE GECEN HAFTADAN GERIYE KALANLAR...

Gecen hafta sonunu Tuna Adasi Festivalinde gecirdik. Festival bu yil yine bir rekora imza atip toplam uc milyon ziyaretciyi agirladi.Sadece Cumartesi günü adadaki ziyaretci sayisi bir milyonun uzerindeydi.
Gecen yillarda Tuna Nehri üzerinde 4 farkli bolgeye asma kopruler kurularak ulasim saglanirdi. Bu yil ilk defa sirf bu organizasyonda kullanilmak uzere tahta sandallar uretildi ve ulasim bedava saglandi. Viyana Belediyesi yine harika bir organizasyona imza atti ve bedeli olculemeyecek buyuklukte bir PR yapti. Orada 24 saat hazir bekleyen ilk yardim ekipleri, polis ile itfaiyenin varligini ve performansini da unutmamak lazim…

 


Gecen hafta anlattigim gibi ben yine spareribsimi orada bulunan gruplarin canli performanslari ve line danslari esliginde yedim.Tarifi merak edenler icin hemen veriyorum:

 

 

Spareribs

2 kilo kuzu kaburga, 2 dis ezillmis sarmisak, ¼ bardak portakal suyu, ¼ bardak elma sirkesi, ½ bardak rendelenmis domates, 2 yk domates salcasi, 2 cm znlugunda taze zencefil (rendelenmis), ¼ bardak bal, 2 yk worcestershire sosu, 3-4 yk soya sosu, biber….
Tüm bu malzemeler iyice karistiriliyor ve en az geceden sabaha buzlukta marine ediliyor.Marineden cikarip komur atesinin olmasini beklerken etleri iyice suzduruyorsunuz.Herbir tarafini 8 dakika kadar pisirip yaninda jaked potatoes veya gabirayla yaninda da citir citir taptaze bir marullu salatayla servis edebilirsiniz.

Kebap atesi yaktiginiz ilk firsatta bu tarifi mutlaka deneyin derim…Hatta bu Pazar gunu tam da firsattir…

Dernek calismalarimiz son hizla devam ediyor.Artik son iki hafta icine girmis bulunuyoruz.Bakalim Dernek Polisi’nden olumlu bir yanit alabilecek miyiz??
Dernegin yolu Viyana’nin merkezinde, belediye binasini ve Viyana Universitesi‘ni gectikten sonra Freud Müzesi’nin bir sokak onunde bulunuyor. Bugun oradan gecerken Belediyenin onundeki alanda hummali bir calisma vardi. Anlasilan bir haftaya kalmaz bu sefer de Eylul’e kadar surecek mukemmel bir muzik ziyafeti olacak. Nedense kisindan daha cok seviyorum Viyana’nin yaz mevsimini…Birden her taraf dallanip budaklanir, ciceklenip meyve verir gibi her kosesinden sanatsal faaliyetler fiskirir bütün yaz boyu.Tam bir festival havasinda gecer yaz. Aslinda dort mevsim gezilecek gorulecek o kadar yer var ki burada hic usanmazsiniz.Bosuna dememisler Dünyanin müzik , kultur ve sanat baskenti Viyana’dir diye… 


Burada her yaz acik hava sinemasi gelenegi hala daha sürdürulmekte…Hatta Viyana’nin birkac km disinda buyuk bir arazide dev ekranlar kuruluyor. Bizim sadece 60 li yillarin filmlerinden gorup bildigimz sekilde arabalarda sinema izleyebiliyorusnuz. Diger bir parkta iki tane 2.ci dunya savasindan kalmis „Bunker“ adi verilen ucaksavarlarin bulundugu beton kuleler arasinda yine acik havada Avusturya Film Arsivi’nin duzenledigi bir sinema var.


Bizde bircok gelenek gibi sinema kültürü zamana ve teknolojiye yenik dusmus diger degerlerimiz gibi avuclarimizin icinden akmis gitmis…


 Bizim nesil her ne kadar sinema gecelerini tami tamina yasayamasa da benim hayal meyal hatirladigim yaz sinemalarimiz vardi daha renkli TV lerimiz ortaya cikmadan koydeki sinema tiklim tiklim dolardi. Patlamis misir olmasa da orada satilan gazozlu iceceklerden ve pasadembo (kabak cekirdegi) alinirdi. Duman alti olan sinema salonunda heyecanla makinistin baslatacagi film buyuk bir heyecan ve miriltilar arasinda beklenirdi. Isiklar sonup makinenin o bas agritici sesi ciktiktan sonra bir an sesizlik ollur esas oglanla kizin ayrilis ya da bulusma sahnelerinde gerilerden ortaya mutlaka yuksek sesle yorumlar yapilirdi. Uzerinden yillar gecti ve halkin ilgisinin baska yonlere kaymasiyla sinemamiz kapandi. Mesarya’da son sinema sanirim Gonendere’deki yazlik sinemaydi. Hatta doksanlarin basina kadar sürdü yanilmiyorsam.
Bizim sinemamiza ne oldu sahi? Yillar boyu kaderine terkedildi, güvercinerin yuvasi olduktan sonra da biz folklore ekibi olarak orayi aldik bir ara. Herbirimizin elinde de bir supurge kendi ellerimizle temizleyip genclerin toplanacagi cesitli eglenceler düzenledik. Birkac yil boyunca orada folklor calismalarimizi yuruttuk. Simdi ne durumda bilmiyorum ama eger atil durumdaysa kaderine terketmek yerine elden gecirilip kultur ve sanat adina birseyler yapilabilir diye dusunuyorum. Mesela bir sanat galerisi olarak kullanilsa hem bölgede bir eksiklik giderilir hem de universitede okuyan genclerin de calismalarini sergileyeblilecekleri bir adres daha olur.


Dünya kupasinda son iki haftaya girmis bulunuyoruz. Ilk ceyrek finalist Hollanda olarak belirlendi. Sizin favoriniz kim?


 Bu hafta da Dünya kupasi dolayisiyla Afrika temasina devam ediyorum …

Size Afrika’daki Cape Verde'ye ozgu aci ve tatli ozellikleri bir arada bulunduran bir tavuk kebabinin kendime gore uyarlanmis seklini ve yine Cape Town’a özgü Ispanyollarin gazpacholarinin andiran ama Hint baharatlariyla tatlandirilan tadi gercekten sasirtici bir guzellikte olan soguk bir corba tarifi veriyorum. Umarim begenip denersiniz. 


CURRYLi ELMALi ARMUTLU GAZPACHO

 

 

 

Gerekenler:

1 havuc, 1 patates, 1 sogan (ufak ufak dogranmis) 
1 armut , ½ elma (dorde bolunmus)
½ ck curry tozu, ½ ck tatli toz krimizi biber.
Tuz, 2-3 yk yemek kremasi,2 yk yag
Malzemelerin uzerini gececek kadar su (yaklasik 1,5 bardak), ½ sebze bulyon

Yapilisi:

 


Tum mlz tencereye konur ve yumusayincaya kadar haslanir. Icine baharatlari ve yagi katilir. Mikserde pure haline getirince icine kremasi katilir ve iyice sogtulup servis yapilir.

Buzdolabinda iki gun boyunca bozulmadan saklanabilir.

***Bu corba tarifi bana ait degil. Emege ve copyright hakkina saygi duydugumdan, orjinal tarifin oldugu kaynagi burada sizlerle paylasmak istiyorum. Yayinevi: Fackelträger Verlag, “ Südafrika das Kochbuch” Sayfa 56. Orjinal adi: “ Gekühlte Birnen Curry Suppe” 


(Orjinal tarifte soganla curry kavrulur diye yaziyordu ben agir olmasin diye yapilisini biraz degistirdim icine armut yaninda elma da ekledim ve krema oranini sifira yakin tuttum)

Bu corbayi kisin sicak olarak da icebilirsiniz. Hatta ben sicak seklini daha cok sevdim!!!

 

 

CAPE USULÜ TAVUK BRAAL

 

 

 

 

 

 

Bu tarif aslinda bir kebap ama ben biraz modifiye edip yaptim. Afrika’ya ozgu bircok benzerlikleri buraya topladim ve sonucta kebap yerine haslanip firnlanmis bir lezzet ortaya cikti…

 

Gerekenler: 

6 tavuk but
1 ince dogranmis sogan (2 taze soganin beyaz kismlarini da kullanabilirsiniz)
4 yk kayisi marmeladi
¾ bardak beyaz sarap
1 yk kasigi worcestershire sosu
1 yk kekik, tuz, biber
1-2 damla tabasco


Yapilisi:


Butun malzemeyi iyice karistirilir.Icine tavuklari katip 10 dk. Tencere haslanir. Bu islem sirasinda firin en yuksek seviyeye getirilir ve haslanan tavukar firin posetine alinarak firinda yaklasik 20 dk. Daha pisirilir. Yaninda pilav veya sarmisakli ekmek ile servis yapilir.

Ben tencerede kalan sosa 1 cay kasigi nisasta ve 3-4 damla tabasco ilavesi yaparak yaninda sos olarak verdim. 



 

175
0
0
Yorum Yaz